|
Osteoporozun Önlenmesinde ve Tedavisinde Egzersiz Reçetesi |
|
Cumartesi, 04 Temmuz 2009 |
|
Osteoporoz kemiğin her ünite volümü başına düşen kemik dokusunun KALSİYUM kaybına bağlı azalmasıdır. Kemiklerin kırılması kolaylaşır. Önlem alınmadığında 60 yaşın üzerindeki her üç kadından biri bu hastalığa yakalanmaktadır.
Kemiklerin kalsiyum tutması: Sistemik kontrol: Parathormon, kalsitonin, büyüme hormonu,gonad hormonları ve D-vitamini etkileriyle olur. Lokal kontrol: Kemiklere yapışan kasların kasılmaları ve yer çekimi gibi kemiklere yük binmesini sağlayan mekanik faktörlerin varlığını gerektirir. İnsan yaşlandıkça hareket oranı azalır. Mekanik stres azalır. Kemik kaybı artar. Kemik kaybı hareketsiz bölgeye özeldir. Yeterli kalsiyum alınsa bile hareket olmazsa kalsiyum kaybı önlenemez. Yürüme, merdiven çıkma, sıçrama, ağırlık taşıma gibi kendi vücut ağırlığı veya ek yüklerin taşınmasını gerektiren hareketler kemiklerde kalsiyumun tutulmasında etkili olurlar. Her iki cinste yaşlanmayla osteoporoz oluşur.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
ACSM Kiriterleriyle Risk Analizi ve Egzersiz Reçelendirmesi |
|
Pazar, 28 Haziran 2009 |
|
Fiziksel aktivitenin arttırılması ve kardiyovasküler form tutma ölüm riskinin azaltılmasına neden olmaktadır. Sağlık ile ilgili genel hedeflere ulaşılması için egzersiz reçetelerinin hazırlanmasında kardiyopulmoner fonksiyonun arttırılması, vücut kompozisyonunun ayarlanması ve gücün arttırılmasına yönelik yaklaşımlar uygulanmaktadır. Egzersize başlamak isteyen bir birey 3 basamaklı bir değerlendirmeden geçmelidir. İlk olarak bireyin risk analizi ve değerlendirmesi gerçekleştirilir, ikincil olarak mevcut form durumunun analizi yapılır ve son olarak bireye özgü egzersiz reçetesi oluşturulur. Risk faktörleri ile kardiyovasküler, solunumsal ve metabolik hastalıkların semptomlarının başlangıç taramalarını yapmak, etkin bir egzersiz reçetesi oluşturmak çok önemlidir. Egzersize başlamak isteyen bir bireyin egzersiz katılımı öncesi sağlık taramasının amaçlarının başında herhangi bir tıbbi kontrendikasyon olup, olmadığını belirlemek gelir. Buna ek olarak yapılan sağlık taraması ile yüksek risk grubundakiler ve egzersize başlamadan önce egzersiz testi yapılması gereken bireyler belirlenir. Aynı zamanda klinik olarak belirgin hastalığı olan ve tıbbi destekli egzersiz programına katılması gerekenleri ve diğer özel ihtiyaçları olan bireyleri tanımlamak mümkün olur.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Performans Hekimliği ve Spordaki Uygulamaları |
|
Cumartesi, 20 Haziran 2009 |
|
Sporcu sağlığı ile ilgilenen sağlık ekiplerinden beklenen hizmetler oldukça geniş bir yelpazededir. Bu hizmetleri birkaç ana başlık altında toplamak mümkündür. Öncelikli görev ve gözardı edilen hizmet primer hekimlik hizmetleri dediğimiz koruyucu hekimlik hizmetleridir. Genel hekimlik çalışmaları dışında spor hekimliği açısından durumu değerlendirdiğimizde sakatlık risklerinin tespit edilmesi, sakatlığa zemin hazırlayabilecek içsel ve dışsal sebeplerin ortaya konması, bunların yönetilmesi, giderilmesi veya minimum etki edebilecekleri düzeylere indirilmesi bu başlık altında incelenen hizmetlerin sonucudur. İkinci hizmet alanı koruyucu hekimlik hizmetleri ile de direkt ilişkili olan performans hekimliği hizmetleridir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Kardiyopulmoner Egzersiz Testlerinin Esasları |
|
Çarşamba, 17 Haziran 2009 |
|
Kişinin belirli şiddette bir işi gerçekleştirebilmesi için kardiyovasküler, pulmoner ve iskelet-kas sistemlerinin eşgüdüm içerisinde çalışması gerekmektedir. Fiziksel işin başarılabilmesi için kas hücresi içerisinde enerji üretim ve kontraktil mekanizmaların düzgün çalışabilmesi gerekmektedir. Kas hücresinin ihtiyaç duyduğu oksijen ve substratların dokuya taşınması ve metabolik ara ve/veya son ürünlerin dokudan uzaklaştırılması için, metabolizmada kullanılan ya da son ürün olarak ortaya çıkan gazların düzgün biçimde atmosferden alınması veya atmosfere verilmesi gerekmektedir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Kalp Hastalıkları ve Egzersiz |
|
Çarşamba, 10 Haziran 2009 |
|
Egzersiz, giderek artan sıklıkta klinik pratiklerde uygulanmaktadır. Egzersiz klinik pratiklerde en sık kullanım şekli olan egzersiz testleriyle birlikte hastalıkların tanısı, ciddiyetinin belirlenmesi, seyrinin takibi, prognozun tayini ve tedaviye cevabın değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Bütün bunların yanısıra, egzersiz klinik uygulamalarda artık bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Bu açıdan, en sıklıkla uygulama alanı kalp hastalıklarıdır. Egzersiz, kardiyovaskuler risk faktorlerini ve hastalığın ilerlemesinin azaltması, kardiyak mortalite ile morbiditeyi önlemesi açısından oldukça dikkat çekicidir. Kalp hastalıklarının toplumlardaki sıklığı göz önünde bulundurulduğunda, bu tedavi yönteminin uygun bir şekilde hastalara önerilmesi ve uygulanamasının önemi her geçen gün artmaktadır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Cumartesi, 06 Haziran 2009 |
|
Hareketsiz yaşam biçimi ve beraberinde getirdiği obezite modern toplumların önemli bir halk sağlığı sorunudur ve yüzyılın salgın hastalığıdır. Obezite, vücut yağında artış ile birlikte beden kitle indeksinin (BKİ) > 30 kg/m2’nin üstünde olmasıdır. Genellikle glukoz intoleransı, insülin direnci, tip 2 diyabet, dislipidemi, hipertansiyon, plazma leptin konsantrasyonunun yükselmesi, visseral yağ dokusunun artışı, koroner kalp hastalığı ve kanser riskinin artışı ile birliktedir. Aşırı yağ birikimine, enerji alımı ile enerji harcanması arasında dengesizliğe yol açan genetik, çevresel, metabolik, fizyolojik, davranışsal ve sosyal faktörler neden olmaktadır. Metabolik faktörler açısından değerlendirildiğinde, obezitede kronik düşük derecede sistemik inflamasyonla birlikte, birçok proinflamatuar sitokinlerin düzeylerinin değiştiği, dolaşımdaki adiponektin düzeylerinin azaldığı ve periferik leptin direncinin gelişmesinin yanı sıra yağ dokusundan TNF-α salınımının arttığı gösterilmiştir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 7 Toplam: 68 |