arrowAna Sayfa arrow Antrenman Bilgisi Pazartesi, 06 Eylül 2010  
   
 
Afiş
Advertisement
tbf eğitim programı
Advertisement

Duyurular
Advertisement
En Son Makaleler
En Çok Okunanlar
Motorik_Ozellikler Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 23
Kötüİyi 
Yazar T. O. BOMPA   
Pazar, 24 Aralık 2006

Image

 

 

 

 

Hemen hemen bütün fiziksel hareketler belirli bir yere kadar; hareketin genişliği kuvveti, çabukluğu, süresi ile karmaşıklığı gibi öğeleri ile belirlenir. Ayrıca kişi hareketlerde, bireysel motor özelliklerin yanında kuvvet, hız, dayanıklılık ve eşgüdümlü (koordinasyon) gibi işlevsel bileşenleri de ayırımlaştırabilmektedir. Antrenmana yönelik bakış açısından ele alırsak; kişi, hareketi kendiliğinden yetkinleştirmek yerine, daha çok biomotor yetenekler olarak tanımlanan işlevsel öğeler yoluyla yetkinlikleştirmekle ilgilenmektedir.

Bir alıştırmayı gerçekleştirmek için bireyin sahip olduğu yetenek, neden sayılırken hareketin görünümü ise sonuç olarak değerlendirilmektedir. Bu açıdan kişinin başarılı bir sonuç yaratabilmesi için nedeni denetleyebilecek yeteneğe gereksinimi olduğu açıktır. Bir nedenin temellerini oluşturan biomotor yetenekler daha çok genetik yada kalıtıma bağlı yeteneklerdir. Bu yaklaşımın ışığında bu bölümde, kişinin bir alıştırmayı gerçekleştirmek için sahip olduğu temeller, doğal yetenekler ile belirli biomotor yeteneklerinin birleşimlerinin bir sonucu olarak kabul edilecektir. Esneklik, doğal bir yetenekten çok hareket (locomotor) aygıtının anatomik bir niteliğidir. Buna rağmen Antrenmanda büyük öneme sahip olduğu için esneklik de doğal bir yetenek gibi değerlendirilerek göz önünde bulundurulacaktır.

Bir biomotor yetenek önemli ölçüde kendi nicel alanına bağlıdır. Bu nicel alan; kuvvet, hız ve dayanıklılık gibi bir fiziksel çalışmanın niteliğini belirleyen özelliklerin büyüklük düzeyini belirlemektedir. Her antrenmanın (alıştırmanın) baskın bir yeteneği olduğu göz önüne alınmalıdır. Örneğin yüklenme, doruk düzeye ulaştığı zaman, bu antrenman kuvvet antrenmanı(alıştırması), uygulanan antrenmanda çabukluk ve sıklık doruk düzeye ulaşmış ise bu antrenman sürat antrenmanı (alıştırması) olarak adlandırılır. Diğer yandan mesafe, süre yada tekrarların sayısı en üst düzeye ulaştığı zaman ise antrenman bir dayanıklılık antrenmanı (alıştırması) uygulaması olarak adlandırılmaktadır. Ve son olarak; uygulanan antrenmanda (alıştırmada) yüksek düzeyde bütünlüğe gereksinim olduğunda, bu antrenman (alıştırma) eşgüdüm (koordinasyon) antrenmanı (alıştırması) olarak adlandırılmaktadır. Ancak Antrenmanda bir alıştırmaya, sadece bir yeteneğin baskın olduğu durumlar çok seyrek olarak görülmektedir.    

Bir hareket, çoğunlukla iki yeteneğin bir birleşimi yada sonucudur. Şekilde de gösterildiği gibi; atletizmde atlama ve atma dallarında yada voleyboldaki smaç hareketinde olduğu gibi, kuvvet ve hız hemen hemen eşit oranda baskın olduğu zaman, ortaya çıkan durum çabuk kuvvet (power) olarak adlandırılır.

Ayrıca, dayanıklılığın kuvvetle birleşimi kassal dayanıklılığını oluşturur (yüzme, kano, güreş ve benzerleri). Dayanıklılık ve sürat sonucu ise (60 saniye civarında olan olaylar) Florescu ve ark a (1969) tarafından hızın dayanıklılığı olarak tanımlanırken, bazı sporlarda daha çok belirleyici işlev gören çeviklik, (agility) eşuyum ile süratin bir birleşimidir. Ve son olarak; çeviklikle esnekliğin birleşiminden ortaya çıkan sonuç, hareketlilik (devingenlik, mobilite) yada bir hareketi geniş bir dizi hareket boyunca hızlı, zamanında ve düzenli olarak uygulayabilme niteliği ortaya çıkmaktadır. (dalmada, cimnastikteki bazı yer hareketlerinde, karatede, güreşte ve benzerlerinde olduğu gibi).

Kuvvet, sürat ve dayanıklılık arasında oldukça düzenli yöntemsel bir ilişki bulunmaktadır. Kişinin antrenmana başlamasının ilk yıllarında, bütün yetenekleri özelleşmiş bir antrenmana sağlam bir temel hazırlamak için genel olarak geliştirilmelidir. Sonraki evre, tam ve özelleşmiş bir antrenmanın sonucunu hedefleyen ulusal düzeydeki ve seçkin sporcuların programlarına yönelik olarak özel olarak biçimlendirilir. Bu nedenle; belirli özel alıştırmaların uygulama sonucu olarak ortaya çıkan uyum süreci kişinin özelleşmesi sonucunu ortaya çıkartmaktadır. Seçkin sporcular için kuvvetin, süratin ve dayanıklılığın boyutları arasındaki ilişki ve bu 3 yeteneğin geliştirilmesindeki zorluk düzeyi, Sporcunun gereksinimlerine ve sporun özelliklerine bağlıdır.    

Bir biomotor yeteneğinin fazlaca üstün olduğu durumlarda, diğer iki yetenek aynı derecede katılımda bulunmaz. Ancak, yukarıdaki örnekler doğrudan doğruya sadece birkaç spora uygulanabilecek yetersiz bir kuram yaklaşımıdır. Sporların birçoğunda; üç biomotor yeteneği arasındaki karışım, her yeteneğin büyük bir girdi olduğu değişik sonuçlara neden olmaktadır.Yüksek verimin ulaşılmasında biomotor yeteneklerin iki etmen tarafından belirlenmektedir.1. Sporun özelliklerinin bir yansıması olarak üç yetenek arasındaki oran.2. Her yeteneğin, spor yada spor dalının gerçekleştirilmesine katkı deresine göre geliştirilme düzeyi .Bu nedenle spor yada spor dalının gereklerini karşılamak için antrenman araçlarının uygun seçilmesi çok önemlidir. Bu seçim hem biomotor yetilerin bileşimindeki baskın ilişkiye bağlı olarak, hem de antrenman öğesine göre yapılmalıdır. Tekniksel ögelerin yada özel becerilerin yalnız olarak en iyi bir biçimde kullanımı, yeteneklerin doğru bileşimi sağlanmaktadır, buna karşın gereksinim duyulan yüksek verim düzeyine ulaşmak için her yeteneğin artışı yavaşlamaktadır. Ancak ; biomotor yetenekler, özel alıştırmalar uygulanılarak geliştirildiği zaman böyle bir gelişim oranı çok daha yüksektir.Biomotor yeteneklerinin gelişimi özel ve yöntemseldir. Ancak baskın yetenek geliştirildiği zaman bile, bunun diğer iki yetenek ( sürat ve dayanıklılık) üzerinde dolaylı bir etkisi bulunmaktadır. Böyle bir etki, çoğunlukla, uygulanan yöntemlerin benzerliklerinin gelişiminin olumlu yada olumsuz bir aktarımı olabilmektedir. Kişi, kuvveti geliştirmeye çalıştığı zaman; bunun sürate ve hatta belli oranda dayanıklılığa bile olumlu bir aktarımı gözükebilmektedir.Diğer bir yandan, doruk kuvveti geliştirmek için tasarlanan antrenman programlarının, maraton koşularında gereken aerobik dayanıklılığın gelişiminde olumsuz etkileri olabilmektedir. Buna benzer olarak aerobik dayanıklılığı  geliştirmeyi hedefleyen bir antrenman programının, belirli koşullar altında ( Örneğin maraton için antrenman) kuvvete ve sürate olumsuz aktarımları olabilmesine karşın bu antrenman özel sürat antrenmanları için Florescu ve ark. (1969) belirttiği gibi "bitirici etki" oluşturmaktadır.Biomotor yeteneklerinin, hem bilimsel temelleri hem de yöntemsel gelişimlerini inceleyen alanda çok geniş bilgi birikimleri bulunmaktadır.

Biomotor yeteneklerini geliştirme yöntemleri, antrenman uzmanlarını yüzyıllardan beri ilgisini çekmektedir. Zatsyorski'ye (1968) göre bu yeteneklere ilişkin ilk bilgiler yöntemsel içerikli kaynaklarda yazılmıştır (Uhov, 1875; Lagrange, 1892; Schmidt,1925; Novikov, 1941 ve diğerleri) Ancak bundan sonra fizyologlar bunları incelemeyi denemişlerdir. Bu konuda yadsınamayacak bir düzeyde geniş bir bilgi birikimi olduğu ve bu kitabın hedeflerini ve boyutlarını göz önüne aldığımız için bu bölümü olduğunca kısaltacağız. Yinede; bu bölümde özellikle vurgulanacak olan yaklaşımlar antrenörler için en kullanışlı olan yöntemsel uygulamalara ilişkin bilgileri içermektedir.
 

 
..................................
REKLAM

 
top of page
Basketbol Hakkında Herşey