|
Kalp Hastalıkları ve Egzersiz |
|
|
|
|
Makaleler -
Sporcu Sağlığı
|
|
Yazar Doç.Dr. Erdem Kaşıkcıoğlu
|
|
Çarşamba, 10 Haziran 2009 |
|
Egzersiz, giderek artan sıklıkta klinik pratiklerde uygulanmaktadır. Egzersiz klinik pratiklerde en sık kullanım şekli olan egzersiz testleriyle birlikte hastalıkların tanısı, ciddiyetinin belirlenmesi, seyrinin takibi, prognozun tayini ve tedaviye cevabın değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Bütün bunların yanısıra, egzersiz klinik uygulamalarda artık bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Bu açıdan, en sıklıkla uygulama alanı kalp hastalıklarıdır. Egzersiz, kardiyovaskuler risk faktorlerini ve hastalığın ilerlemesinin azaltması, kardiyak mortalite ile morbiditeyi önlemesi açısından oldukça dikkat çekicidir. Kalp hastalıklarının toplumlardaki sıklığı göz önünde bulundurulduğunda, bu tedavi yönteminin uygun bir şekilde hastalara önerilmesi ve uygulanamasının önemi her geçen gün artmaktadır.
Kalp hastalıklarından klinikte en sık karşımıza çıkan grubu olan, koroner kalp hastalığı günümüzün en önemli toplumsal sağlık problemlerinden başında gelmektedir. Bu hastalarda uygulanan, ön planda aerobik karakterdeki egzersiz programları sayesinde egzersiz kapasitesinin en objektif göstergesinden olan pik oksijen tüketim değerlerinde artış tespiti bir çok çalışma ile gösterilmiştir. Bu ortaya çıkan sonuç, egzersizle birlikte hem kalp kası hemde iskelet kasındaki metabolik değişikliklerden kaynaklandığı varsayılmaktadır. Egzersiz programları sonucunda bozulmuş olan miyokard sistolik ve diyastolik fonksiyonlarının normale dönmesiyle birlikte kardiyak debi artışı ve iskelet kasındaki metabolik değişikliklere paralel bir şekilde ilerlemektedir. Bunların yanısıra, otonom sinir sistemi uyumuyla birlikte kalp hızı variyabilitesinde ve istirahat nabızlarındaki değişiklik ve egzersize cevaptaki farklılaşmayla birlikte egzersiz verimi bu hastalarda değişmektedir. Çoğunlukla bu etkiler, koroner kalp hastlığında belirtilmesine rağmen, kalp yetersizliği, hipertansiyon, opere edilmiş kapak hastalarında da benzer şekilde olduğu kabul edilmektedir. Günümüzde medikal tedavi arasında sıkışmış olan ve belkide henüz olması gereken noktaya erişmemiş olan bu tedavi yönteminin bilimsel veriler eşliğinde uygulanmasının artırılması toplum sağlığı açısından oldukça önemlidir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise, kalp hastalarında kalıplaşmış formüller yerine kişiye özgü egzersiz programlarının uygulanması gerekliliğidir.
Doç.Dr. Erdem Kaşıkcıoğlu
İstanbul Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Anabilim Dalı
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|
|
Son Güncelleme ( Pazar, 28 Haziran 2009 )
|